bilbilan

Biz eskiden Şavşat’a hep arabamız ile giderdik. Değirmendere’den yola çıkar, 1300km yolu 24 saat civarında alırdık. 24 sene sonra bu sefer, Şavşat yolculuğunu 2 saat uçuş, 2 saat de araba ile 4 saat olarak planlamıştım ama hep deriz ya; “hayat, biz plan yaparken başımıza gelenlerdir”.

Efendim, sabah erken bir uçuşa bilet alıp, öğlen saatlerinde Kars Havalimanı’nda olduk. Dayıların dayısı Mehmet Dayım karşıladı bizi. Yüzündeki gülüşten bizi bekleyen sürprizleri merak etmeye başladım. Önce, “Kars’a gelmişken kaz yemeden dönülmez” deyip Kaz Evi’nde ziyafet çektik. Sonrasında 7000 senelik bir şehri. Ani’yi gezdik.♠♠♠ Hava kararmıştı. Ben artık Şavşat’a doğru yola çıkarız zannederken, dayım; “Üşümek ve sac kavurma yemek ister misin?” dedi. Ve ben daha evet demeden rotayı Bilbilan’a çevirmişti.

bilbilan ile ilgili görsel sonucu

Biz yol aldıkça hava soğudu. 2.650m yüksekliğe vardığımızda ise 30 dereceden 9 dereceye kadar düşmüştü. O ara kendimi eski bir kovboy filminde, kuş uçmaz kervan geçmez bir kovboy kasabasında hissettim. Taştan yapılmış 2 katlı dökük otelin önüne birazdan bir kovboy gelip atını bağlayacak diye düşünürken; tek katlı bir restorana, Muammer’in Yeri’ne arabayı park etmiştik bile.

Muammer Abi gülümseyerek karşıladı bizi. Soğuk içimize iyice işlesin diye balkondaki 2 tahta masadan birine yerleştik. Hemen yandaki derenin sesini dinlemek istiyordum aslında ama biraz ilerideki otelden gelen uzun hava onu bastırdı.  Derenin şırıltısı ve uzun hava eşliğinde Muammer Abi ile sohbete başladık.

Muammer Abi yazlarını Bilbilan’da geçiriyor. Tam bir Cumhuriyetçi. Kendisini “ben demokrasiyim” diye tanımlıyor. Biz havadan sudan hoş bir sohbetin içindeyken bir kilodan fazla bir sac kavurma tabağı geldi. “Bu kadar eti gecenin bu saatinde nasıl yeriz” dedik ama Muammer Abi bunu önemsemeden ürününü tanıtmaya başlamıştı: “Bu sifadır” dedi. “Kalbi açar, tansiyonu düşürür, şekeri ayarlar”.

Yaylada yiyeceğim etin lezzetini ve hafifliğini tahmin ediyordum. Bununla beraber, Artvin-Ardahan hudutunda, 2.650m yükseklikte, bu kadar profesyonelce işletilen bir mekanda olmanın şaşkınlığı içindeydim. Muammer Abi’nin marka yönetimi muhteşem. Marka rengi bile var. Mekan dekorasyonu bu renge uyumlu. Muammer’in Yeri logolu masa örtüleri var. Ama hepsinden önemlisi Muammer Abi’nin işletmeciliği. Misafirini karşılaması, ağırlaması ve sunumu Michelin Star kalitesinde.

Hem midemizi, hem ruhumuzu doyurmuş şekilde Bülbülan Fatihi Muammer’in Yeri’nden ayrılırken saat gece yarısını geçmişti. Şavşat’a vardığımızda ise tam 16 saattir yollarda olduğumuzu farkettim. Plandığımın 4 katı sürede ama inanılmaz keyifli bir şekilde varmıştım Şavşat’ıma.

Şavşat Gezi yazılarım devam edecek. Bilbilan’a yolunuz düşerse Muammer Abi’ye mutlaka uğrayıp bir kilo sac kavurma yiyin. Şifa niyetine…

bilbilan

♠♠♠ Kars gezi anılarımı ayrıca yazacağım.

Paylaşın
Tüm Misafirlerime Kocaman bir Merhaba!, Kim ki bu İremce derseniz, öğrenmeyi, okumayı, gezmeyi, üretmeyi ve şehir hayatını yaşamayı seven bir anneyim. İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. 18 sene kurumsal hayatta yöneticilikten sonra İnovatif Danışmanlık ve Eğitimler üzerine kurduğum şirketimin yöneticiliğini yapıyorum. Ve de yazıyorum... Okudukça, gezdikçe, öğrendikçe ve hissettikçe yazmaya devam edeceğim. Takipte kalın..! İremce'nin müdavimi olacaksınız.

CEVAP VER