Hacı Murat’ı ilk okuduğumda 15 yaşlarındaydım. Beni çok etkilediğini hatırlıyorum ama aslında romanı çok da anlayamadığımı ve yorumlayamadığımı şimdi farkediyorum. Belki de o zamanlar birey, kişilik, ahlak, duruş denen kavramları anlamak için çok gençmişim ve de herkesi kişilikli, dik duruşlu ve ahlaklı zannediyormuşum. Ya da o zamanlar dik duruşlu ve dürüst insanların sayısı daha fazlaymış ve o sebeple roman beni bu kadar çok etkilememiş.

Her ne olursa olsun, iyi ki de bir daha okumuşum.  Bir çok edebiyat eleştirmeni tarafından Edebiyat Tarihi’nin şaheseri sayılan Hacı Murat, “hiç bir yere ait olamamanın” ve de “tarafsız” duruşumuzun çelişkisini; yiğitçe, dürüstçe ve insan kalarak nasıl çözümleyebileceğimizin romanı.

Tolstoy, romanında Hacı Murat’ın kahramanlıklarının ve Şeyh Şamil ile yaşadıklarının hikayesini yazmış. Hacı Murat’ı duygusal açıdan da, görsel olarak da o kadar müthiş tarif etmiş ki, hikayenin kahramanını her açıdan tanıdım ve ondan inanılmaz etkilendim.  Tam bir biyografi değil, bununla beraber kitabı yazarken 5000 den fazla eser incelediği söylenir ve bir biyografi gibi gerçek bilgiler vermiş. Hikayede Hacı Murat’ın Şeyh Şamil ile ters düşüp, Rus saflarına geçtiğini anlatmış bununla beraber Hacı Murat’ın Şamil’le gizlice anlaşarak Rus tarafına ajan olarak geçtiği şaibesinden de bahsetmiş. Hangi durum doğru olursa olsun, bize Hacı Murat’ı çok farklı bir karakter olarak takdim etmiş;

İki ateş arasında kalmasına rağmen, ahlâkı ve onurundan taviz vermeyen bir yiğit,
Her yerden dışlansa da, imanında ve vatanseverliğinde en ufak bir sarsıntı yaşamayan bir kahraman.

Yani aslında ihanet, Tolstoy’un bize oltası. Ve tarihin hiç bir döneminde hiç kimse Hacı Murat’a dönek, ajan ya da hain diyememiş. Çünkü Hacı Murat kendine karşı değil. Tolstoy da bunu Tatar dediği cinste dikenli bir deve otu ile bağlantı kurarak anlatmış. Bu ot hem çiçekli, hem dikenli, hem zehir, hem şifa ve kopartılması mümkün değil. Yani “her başı derde girdiğinde birilerine boyun eğenler Hacı Murat’ı anlayamaz” demiş bize romanında. Cesareti, gerçek liderliği, kahramanlığı, vatanseverliği çok farklı bir açıdan içimize işleyecek şekilde sorgulatmış.

hacı murat tolstoy ile ilgili görsel sonucu

Kitapta ilk okuduğunuzda niye bulunduğuna anlam veremediğiniz bir bölüm var. O da bir Rus askerin ölümünün detayı. Fakat hikaye ilerledikçe; Rus Liderlerin yetersizliklerini, umursamazlıklarını ve ahlaki yönden çöküşlerini okudukça, bu bölümün de bunu desteklediğini anlıyorsunuz. Bir taraftan da savaşın iki tarafta açtığı yaraları ve savaştan dolayı değişen hayatların trajedisini okuyorsunuz. Yaklaşık 200 sayfalık kitabı tamamladığınızda ise Kafkas ve Rus Halklarının dünyaları ve savaşın olumsuz sonuçları da kafanızda netleşiyor.

hacı murat tolstoy ile ilgili görsel sonucu

Romanda benim içimi en çok yakan kısım, Hacı Murat’ın adamı Hanefi’nin söylediği şarkı. Şarkı şu sözlerle bitiyor:

“Benim sadık kölem değil miydin kara toprak? Sen örtüyorsun şimdi beni. Oysa atımın ayakları altında çiğneyen ben değil miydim seni? Soğuksun sen ölüm ama senin efendin benim. Gövdemi toprak alacak, ruhumu gökler…”

Her gün biraz daha kirlenen dünyada  sevginin, saygının, dürüstlüğün ve nezaketin; yani gerçek kahramanların artması için bu kitabın okullarda okutulması gerek. En azından bizler okuyup, çocuklarımıza anlatalım. Anlatalım ki, çaresiz kaldıkları durumlarda neye tutunacaklarını bilsinler…

fullsizerender

Görseller: book-graphics.blogspot.com.tr

Paylaşın
Tüm Misafirlerime Kocaman bir Merhaba!, Kim ki bu İremce derseniz, öğrenmeyi, okumayı, gezmeyi, üretmeyi ve şehir hayatını yaşamayı seven bir anneyim. İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. 18 sene kurumsal hayatta yöneticilikten sonra İnovatif Danışmanlık ve Eğitimler üzerine kurduğum şirketimin yöneticiliğini yapıyorum. Ve de yazıyorum... Okudukça, gezdikçe, öğrendikçe ve hissettikçe yazmaya devam edeceğim. Takipte kalın..! İremce'nin müdavimi olacaksınız.

CEVAP VER