Ben sonbahar sevenlerdenim. Cennet ülkemin yazı, kışı, ilkbaharı da çok güzeldir ama hani duygular karışır, hormonlar çatışır, insan ne hissedeceğini hatta ne giyeceğini bile şaşırır ya işte bu duyguyu severim sonbaharda. Yağmuru da çok severim ben. En çok da sicim gibi yağıp da arkasından güneş açanı. Peşinden de belli belirsiz bir gökkuşağı görürsem değmeyin keyfime.  Bu sebeplerden midir yoksa tesadüf müdür bilmem ama benim en küçük bebeğim İREMCE yağmur arkası güneş açan bir sonbahar gününde doğdu.

İREMCE de tüm bebekler gibi ağladı, emekledi, yürüdü ama bu bebeği annesi değil okuyucuları büyüttü. Gelen yorumlara ve taleplere göre şekillendi karakteri. “Tek bir başlığa mı yoğunlaşsam?” dedi zaman zaman ama okuyucusu öyle istemedi. Başlarda sırf film yorumları ve kişisel gelişim yazıları yazarken, talepler üzerine okuduğu kitapları da yazmaya başladı. Kişisel Gelişim başlığı zaman içinde “Birlikte Gelişelim” mottosuna dönüştü. Gezdiği yerler ilgi görünce ‘Gezelim Yiyelim’ başlığı oluştu. “Gündemden geri kalma” denince gündemi yakalayan yazılar da yazmaya başladı İREMCE. Aslında çok da yaramaz bir çocuk. Hiç bir zaman dönem trendlerine uymadı, dönemin gereklerine uygun yazmadı. Hep doğru bildiğini yaptı, sadece doğru olduğuna inandığı tavsiyelere uydu.

Çok şükür ki sizler gibi doğruyu gösteren arkadaşları, okuyucuları var da iyi bir çocuk oldu ve bugün 3 yaşına girdi. Kimse okumasa da yağmur sicim gibi yağdıkça yazmaya devam edecekti ama siz olmadan bu kadar mutlu olamazdı, siz olmadan bu kadar hızlı büyüyemezdi. İyi ki varsınız! Hep bizimle olun ve bu sayfada İREMCE’nin doğum gününü kutlayalım her sene. Sağlıkla, fırsat oldukça geze, yiye… Kitaplarla, filmlerle, albümlerle… Atatürk, Vatan ve Bayrak aşkıyla… Ve tabi ki Sevgiyle…

CEVAP VER