şavşat

Ben Şavşat’ı özledim. Havasını, suyunu, yeşilini, mavisini, insanını özledim. Ama en çok da sarolunu özledim. Geçen yaz Şavşat’a gittiğimde aradım, taradım taze sarol bulamadım. En sonunda marmelatını alıp İstanbul’a döndüm. (Bilmeyenler için sarol, maximum 1.5cm çapında kanarya sarısı renginde bir tür yabani erik) Sonra geçtiğimiz Mayısta gittim, yine yok dediler.  İşte ben böyle sarol hasretiyle yanıp tutuşurken geçen hafta yengem elinde bir torba sarolla çıkageldi. Nasıl sevindim anlatamam, benim küçük sarı altınlarım gelmişti.

Görüntünün olası içeriği: bitki, çiçek, gökyüzü, açık hava ve doğa

Şavşat “Göğe komşu topraklar” diye anılır. Doğrudur. Ama bundan öte bence Şavşat’ı Şavşat yapan ilk etken yeşiliyle mavisi değildir. İlk etken o küçük kasabadaki tüm lezzetlerin farklılığı ve doğallığıdır. Tamam öyle çok meşhur bir mutfağı yoktur ama misal sarol başka nerde bulunur ben bilmiyorum. Tadı öyle bildiğiniz eriklere benzemez. Ekşi desem ekşi değil, mayhoş desem mayhoş değil. Biraz can erik tadı, biraz böğürtlen aroması. Yok tarif etmem mümkün değil, denemeniz gerek,  bir yerseniz bağımlısı olursunuz.

Sonra bizim peynir eritmesi de başka peynir eritmelerine benzemez. Çünkü başka hiç bir yerde sarı yağ eriyince öyle kokmaz. Hazırlaması çok kolay aslında. Sarı yağı eritirsiniz, hafif de yanması gerekir ama çok hafif. O kıvamı bir tek Şavşatlılar bilir. Tavada meşhur peyniri biraz su ekleyerek macun kıvamına gelene kadar eritip, hafif yanmış tereyağının içine dökersiniz. Bunu tatmayan yedim, içtim demesin, boşuna yaşamıştır. Ama yiyen de kalorisinden ve bağımlılık yapmasından pişman tabii.

img_94233Alabalığın da en lezzetlisi ve beneklisi de benim memleketimde yenir. Şavşat’ta benekli alabalığın güveçte ve tereyağı ile pişirileni makbuldür. Sonra bizim silor ve erişteyi İtalyan yese kendi makarnasından vazgeçip, Şavşat’a abone olur.  5 kulaklı ketesi, gevreği ağızda dağılır. Fasulye kavurması, ısırgan otu çorbası her hastalığa devadır. Şavşat’ta döner yedikten sonra başka yerlerde yediklerinize döner demeniz mümkün değildir.

Antioksidan diye İstanbul’da 100 gramına 10 lira verdiğimiz yaban mersinleri, ahududular, böğürtlenler, kızılcıklar orman yolu boyunca bedavadır ama bu saydığın diğer yemekleri nerede yiyebiliriz derseniz Yavuzköy’deki Şavşat Evi ideal. Her türlü Şavşat lezzetini bu otantik konakta tadabilirsiniz. Alabalık için ise iki tesis önereceğim. İlki Kocabey’deki Laşet. Kendi alabalık çiftliği de var. Güveçte servis ettikleri en lezzetlisi. Diğer tesis ise Karagöl’e 3km mesafedeki Agara. Izgara balığa hakiki organik salatası ve şelale şırıltıları daha bir lezzet katıyor. Şavşat’ta döner konusu ise maalesef sorunlu, çünkü sabah saat 11’de tükeniyor. Artık kahvaltı niyetine tüketeceksiniz.

Şavşat’ı Şavşat yapan diğer bir önemli etken ise insanıdır. Şehir merkezinde ya da köylerinde herhangi bir bakkal, market ya da kırtasiyeye girerseniz mutlaka duvarda bir Atatürk fotoğrafı görürsünüz. Çamuru çoktur memleketimin, o yüzden lastik ayakkabı giyer kimi hemşerim ama herkesin elinde ya gazete ya da bir kitap vardır. Bu kadar açık fikirli ve aydın insanı başka hiçbir yerde bir arada göremezsiniz. Bu kadar misafirperveri de az bulunur. Yaylada ya da köyde akşama kalırsanız kesinlikle yola bırakmazlar, her zaman misafirleri için çayı çorbaları hazırdır ve evler mis gibi beyaz sabun kokar.

Az biraz da delidir benim hemşerilerim. Geçen Mayıs’ta Karagöl’e gittiğimde davulcu ve zurnacı gölün ortasındaki kayığın içinde Çift Jandarmayı çalıyordu. Karagöl’ün etrafında ise yüzlerce Şavşatlı horon tepiyordu. Davulcu ve zurnacı arkadaşların yüzme bilmediğini ve Karagöl’ün dibini gören olmadığını da ekleyelim. Çok eğlendim ama yüreğim ağzımda seyrettim bu müthiş senfoniyi.

İşte bu cesur, aydın ve biraz da deli insanların sayesinde Şavşat hiç bozulmadan böyle bakir kalabilmiştir.

Eşsiz Karagöl manzarası eşliğinde Çift Jandarma🎼🏞🐟 ve çayım☕️😋 #şavşatkaragöl #şavşat #karagöl #cittaslowsavsat #çiftjandarma

İrem Balaban paylaştı: 6 Mayıs 2017 Cumartesi

Doğal ve tarihi zenginliklerden bahsetmeden bitirmeyelim yazıyı. Bu kadar doğal ve tarihi güzellik başka ülkede olsa tüm dünyaya tanıtılmış ve turistten adım atılmaz hale gelmişti. Tamam doku korunmuş ama maalesef kasabada genel bir bakımsızlık hakim. Özel ve devlete ait yerler daha iyi işletilse Şavşat daha çok turist alır hatta uluslar arası bir kongre merkezi haline bile gelir. Ama bu haliyle de hem çok keyifli, hem de çok şifalı. Görmeden dönülmeyecekler:

  • Göller Bölgesi Yüzen Adalar
  • Papart Vadisi
  • Suatan Şelalesi ve Tamara Odaları
  • Balık Gölü
  • Tibet Kilisesi
  • Şavşat Kalesi
  • Satlel Kalesi
  • Meleli Köyü Peri Bacaları

İlgili resim

Siz hala Şavşat’a gitmediyseniz, önümüzdeki yaz, özellikle Haziran için bir bungalovda yerinizi ayırtın. Uçakla giderseniz mutlaka orada kullanmak için bir 4×4 kiralayın. Artık geceleri eskisi kadar soğuk olmuyor ama yine de yanınıza bir hırka alın. Bu arada yanınıza en az 3 kitap almayı da unutmayın. Biri Fakir Baykurt’un Efkar Tepesi olsun.

İREMCE tavsiyedir… ben özledim öyle yapacağım.

İlgili resim

2 YORUMLAR

  1. İremciğim seni gıyabında tanıyorum , anneannenlerle komşuyuz seninle tanışabilmeyi bir yerlerde karşılaşmayı çok isterdim , bu da olur bir gün yeter ki sağlık olsun , bu son yazına bayıldım çok sade içten dikkat çekici bir tanıtım olmuş zihnine kalemine eline sağlık , iyi ki varsın sevgiyle kucaklıyorum seni

CEVAP VER