Müfit Can Saçıntı duruşu ile de, ortaya koyduğu felsefe ile de çok sevdiğim bir aktör. Mandıra Filozofu serilerinde verdiği mesajlar bence yeterince anlaşılmadı. “Mevcut dünya görüşünü eleştirdi, sistemi eleştirdi” deyip geçildi. Konu bundan ibaret değildi aslında. Mandıra Filozofu bize gerçeği sahteden ayırmayı anlattı. “Hayatı yavaşa al” dedi. Üretim- tüketim dengesini, siyah ve beyazı anlattı. “Söylenenler ilk seferde anlaşılmaz, filtreleri kaldırın” dedi. Gerçek mutluluğu ancak beklentilerimizi azaltarak yakalayacağımızı anlattı. Tabii bunların çoğu anlaşılamadı. Ben de uzun süredir Sevgili Müfit Can Saçıntı yeni bir film yapsa da gitsem diyordum. Yapmış! “Yaşamak Güzel Şey” 14 Nisan’da da vizyona girmiş. Ama Mandıra Filozofu popülerliği sevmediği için herhalde, tanıtımı çok yapılmamış ve ben bu filmi bugün tesadüfen fark ettim.

Filmin konusundan kısaca bahsedersek; Müfit iş güç, taksitler ve ev geçindirme uğruna yapmak istediklerini sürekli erteleyen obsesif bir aile babasıdır. Bir reklam firmasında Kreatif Direktör olarak çalışmaktadır. Yorgunluğundan ve aslında uğraşmak istemediğinden haklı da olsa kimseye ses çıkaramaz, hep içine atar. Popüler kültürün taleplerine kendini kaptırmış bir karısı, lise öğrencisi ergen bir kızı, kapitalist bir patronu ve klasik plaza beyaz yakalısı bir müdürü vardır.

Bir gün sadece 1 sene ömrü kaldığını öğrendiğinde önce inanamaz. Sonra; Yaprak Dökümü’ndeki Hayriye Teyze gibi sürekli “Tadımız kaçmasın” diyen, alttan alan Müfit gider ve kendi deyimi ile Atarman gelir. Bu haber ile yaşamın kıymetini ancak köprüden önce son çıkışta fark etmiştir ve takıntılarını bir kenara atıp hayata sımsıkı tutunur. Hemen bir “ölmeden önce yapılacaklar” listesi yapar ve uygulamaya koyulur. Bu arada da popüler kültüre, patron-çalışan ilişkisine, eğitim sistemine ve hatta devlet yönetimine de ciddi eleştiriler yapar. Yani içindekileri artık yüksek sesle dışarı vurmaktadır.

Filmde oyunculuklar ve müzikler çok başarılı. Yasemin Çonka kırmızı ruju ile Çiğdem rolünde Müfit’in eşi olarak çok iyi olmuş. Hele Zihni Göktay’ı kısa da olsa seyretmek çok keyifliydi. Bazı sahnelerde abartılar var ama mesajın anlaşılması açısından gerekli diye düşünüyorum.

En önemlisi, “Yaşamak Güzel Şey” de Mandıra Filozof’unda verilen mesajlara ek, yeni ve çok bizden mesajlar var:

  • Yaşamı Ertelemeyin. Hele sevdiklerinize “Seni Seviyorum” demeyi sakın ertelemeyin.
  • Ölümün adil olabilmesi için yaşamın adil olması gerekir.
  • Mutluluk tüketim ile elde edilecek bir şey değildir. Düzen sizi sürekli tüketir. Siz buna kanmayın.
  • Almayı, tüketmeyi düşündüğünüz her şey gerçek ihtiyacınız değildir. Onu aldığınızda kendinizi iyi hissetseniz bile.
  • Her gün yeni hayatınızın ilk günüdür ama bugün yeni hayatınızın son günü de olabilir.

Bütün bunlar aslında her yeni güne başlarken hatırlamamız gereken mesajlar değil mi?

Bir arkadaşım, “Yaptığın iş, söylediğin söz, birilerinin hayatına iyi şekilde dokunmuyorsa yapma” demişti. Bu film, eminim çok insana çok iyi şekilde dokunacak ve farkındalıklar yaşatacak. İyi ki yapmışlar. Ailenizi, eşinizi, dostunuzu alıp gidin. İyi Seyirler…

Paylaşın
Tüm Misafirlerime Kocaman bir Merhaba!, Kim ki bu İremce derseniz, öğrenmeyi, okumayı, gezmeyi, üretmeyi ve şehir hayatını yaşamayı seven bir anneyim. İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. 18 sene kurumsal hayatta yöneticilikten sonra İnovatif Danışmanlık ve Eğitimler üzerine kurduğum şirketimin yöneticiliğini yapıyorum. Ve de yazıyorum... Okudukça, gezdikçe, öğrendikçe ve hissettikçe yazmaya devam edeceğim. Takipte kalın..! İremce'nin müdavimi olacaksınız.

CEVAP VER