Mustafa Kemal Atatürk; 13 Ekim 1918 günü Adana treninden Haydarpaşa Garı’na indiğinde, 55 düşman gemisi tek bir kurşun harcamadan İstanbul’a girmiş ve toplarını Dolmabahçe Sarayı’na çevirmişlerdi. Sahiller düşman askerlerinin zafer naralarıyla çınlıyordu. Cihan İmparatorluğu onurlu bir yenilgiyi bağımsızlığa tercih etmişti. Ulu Önder, işte böyle bir vaziyette tarihe altın harflerle geçen şu sözünü söyledi: 

Geldikleri Gibi Giderler!!!

Bu söz tabii ki öylesine söylenmemişti. Millet bilincini kaybetse de, uşaklığı ve teslimiyeti kabul etse de, tek bir kişinin itirazı bu durumu değiştirmeye yeterliydi. Bir kahramanın çıkıp; zafer naraları atan bu adamların Çanakkale’de arkalarına bakmadan nasıl kaçtıklarını tüm millete hatırlatması ve milletin önüne tam bağımsızlık hedefi koyması gerekiyordu. O kahraman Atatürk’tü. Nitekim, gün geldi ve tüm gemiler Türk askerini selamlayarak geldikleri gibi gittiler. İşte Milli Mücadele; en ümitsiz anda “Geldikleri Gibi Giderler” diyenlerin kahramanlık hikayesidir.

Milli Mücadeleyi nihayete ulaştıran, Türk Milletine tam bağımsızlığı sağlayan savaş ise 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’dir. On Dört gün gibi kısa bir sürede tüm yurt düşmandan temizlenmiş, Mustafa Kemal ve askerleri canlarını ortaya koyarak, tüm dünyaya “Bu topraklar Türk’ün topraklarıdır” mesajını vermişlerdir. 

Onların evlatları olarak bizim yapmamız gereken, kazanılan zaferin kıymetini ve tam bağımsızlığın tanımını doğru algılamaktır. Atatürk’ün amacı itaat eden değil, düşünen nesildir. Çalışkan, vicdan sahibi, vatansever nesildir. Ulu Önder’in de söylediği gibi “Tam bağımsızlık denildiği zaman, tabii siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, vs her hususta tam bağımsızlık ve serbestlik kast olunmaktadır”. 

Bunun yolu da; tüm anne, baba ve eğitimcilerin düşünen, sorgulayan, üreten ve ahlaklı nesiller yetiştirmesinden geçer.

Türk Gencinin; 1923-1938 arası Atatürk’ün yaptıklarını kendisine rehber almasından, Atatürk İlke ve İnkılaplarınının ruhunu anlamasından geçer.

Türk Evladının; Ata’sının “Büyük işleri büyük milletler yapar” sözünü hiç aklından çıkarmamasından geçer.

Yani; arabasını, uçağını, saatini ve silahını  tasarlayıp üretmesinden; her türlü gıdasını yetiştirmesinden; gemisini, köprüsünü inşaa etmesinden, eğitim, spor, sağlık ve ekonomide hiç bir milletten geri kalmamasından geçer.

Ve… bir karış toprağı düşmana bırakmamak için canlarını veren Mehmet’lerini, 30 Ağustos’larda sükran ve minnetle anmasından geçer!!! Ancak bu bilinçte bir millet karşısına çıkan her tehdite “Geldikleri Gibi Giderler!” diyebilir.

BAYRAMIMIZ KUTLU, MUTLU OLSUN!!!

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here