Eskiden soğuk ve uzun kış gecelerinde nineler, dedeler torunlarına masal anlatırlardı. Sobanın başına oturulur ya da battaniye altına girilir, hatta masaldaki canavardan korkunca o battaniyenin altına saklanılırdı. Benim masal anlatılacak çocukluk günlerimi geçeli çok oldu. O yüzden uzun süredir battaniyenin altına girip kitap okumayı huy edindim.

Bu kış için de kendime bir seçki yaptım ve gündemin sıkıcılığından uzakta bir kitap sığınağı oluşturdum.  Sizlere de hem okuduğum kitaplardan hem de okumayı planladıklarımdan bir liste yapayım dedim. Hemen hepsi kışa dair unsurlar barındırıyor, yanında ıhlamur ya da kış çayı ile battaniyenizin altında harika gidecektir.

KAR KOKUSU – AHMET ÜMİT: Kendisi de parti okulunda eğitim görmüş olan yazarın orada yaşananlardan / gördüklerinden hareketle yazdığı çok sürükleyici bir romandır. Karlar üzerinde bir cinayetin hikayesi. Anlatım dili akıcı, bi çırpıda biten kitaplardan ama şu katil kim sorunsalı daha şaşırtmaya yönelik işlense daha heyecanlı olacakmış. Yine de tavsiyedir. Kitabın adı dolayısıyla kışa uygun buldum.

ELVEDA GÜLSARI – CENGİZ AYTMATOV: “Elveda Gülsarı” ile Aytmatov bizi duygudan duyguya, mevsimden mevsime sürüklüyor ama o karlı kış günündeki olaylar ile hikaye zirveye çıkıyor. Öyle betimlemeler var ki romanda; tüm duyu organlarınız harekete geçecek, satırlara teslim olacaksınız. Esen rüzgar, yağan kar ile üşüyüp, yakıcı güneşin altında kavrulacaksınız… Son 20 sayfada yanınıza mendil almayı unutmayın. Çok yazmayayım, hemen elinize alın ve okumaya başlayın.

KIŞ GÜNLÜĞÜ – PAUL AUSTER: Hayatını bir kış dönemine giriş olarak adlandıran ama bence ilkbahar gibi hayatın tüm getirisine açık olan yazar Paul Auster’in kitabıdır. Yaşadığı çocukluk kazalarını okuyunca yaşamın bir mucizeden ibaret olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Yazar, bu kitabı niye yazdığını şu şekilde açıklar: “Ne de olsa zaman azalıyor. Belki de şimdilik hikâyelerini bir yana bırakıp hayatının anımsadığın ilk gününden bugüne kadar bu bedenin içinde yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu incelemeye çalışsan iyi olur.”

SEMERKANT – AMİN MAALOUF: Sıcacık battaniyenizin altından çıkmadan size dünyayı dolaştırıp getiren yazardır Amin Maalouf. “Semerkant” da en iyi romanlarından. Bir el yazması kitabın peşinde bir gazeteci ve farklı zamanlarda yaşamış 3 gerçek karakterin harika kurgulanması. Ömer Hayyam şöyle der “Semerkan”t’ta: “Acın sonsuz olduğunda, dünyanın kararmasını isteyecek olduğunda, yağmurdan sonra parıldayan yeşilliği, bir çocuğun uykudan uyanışını düşün.”

DOĞU EKSPRESİNDE CİNAYET – AGATHA CHRISTIE: Aslında Agatha Christie’nin tüm romanları kış geceleri için uygundur. Hangisini elinize alsanız battaniyenin altına kıvrılıp, hem ürpererek hem de heyecan içinde bi çırpıda bitirirsiniz. Ama Doğu Ekspresi’nde cinayet benim en sevdiğim Christie romanı, Hercule Poirot da en sevdiğim Christie karakteri. Kesinlikle okunmaya değer. Trende cinayet temasını ustalıkla işliyor ve adalet üzerinde de düşündürüyor. Bunu okuduktan sonra da “Nil’de Ölüm”‘e başlayın bence.

SEVDA SÖZLERİ – CEMAL SÜREYYA: El altında tutulup sık sık karıştırılması gereken bir kitaptır. “Sevda Sözleri” Üvercinka’dan başlayarak son 40 yılın en etkili şairi olmayı başaran Cemal Süreyya’nın denemelerini, günlüğünü, şiir çevirilerini içeriyor. Elinize aldığınızda farkına varmadan saatler geçer, geceler geçer, sesler geçer, insanlar geçer.

BİR NOEL ŞARKISI – CHARLES DICKENS: Yazarın beş Noel öyküsünden ilkidir. Bu kitap için özel çizimler yapılmıştır. Bir Noel Arifesinde rüyasında üç ruh gören kötü kalpli Ebenezer Scrooge’un geçirdiği değişimi anlatır. Filmi de çekildi ve çok keyifliydi ama kitabı da eğlencelidir. Tam da ninelerimizin anlattığı cinsten bir hikaye. Tavsiyedir.

SOKRATES’İN SAVUNMASI- PLATON: Sokrates’in savunma biçimi hepimizin malumudur. Sorular sorarak bir yere ulaşma… Sınıf arkadaşım önerdi, ben de okudum. Benim gibi felsefeden yıllarca uzak durmuş insanlar için bile okunması en yüksek derecede zaruri, bir felsefe kitabı için ilginç denecek kadar kısa, öz ve anlaşılır bir eser. Çayınızı alın başlayın, hemen bitecektir.

ŞATO – FRANZ KAFKA: Ruh ikizim olduğunu düşündüğüm Kafka’nın henüz okumadığım kitabı. Hala niye okumadığımı bilmiyorum ama şu an okunacaklar arasında ilk üçte. Sizlere de tavsiyemdir, çünkü bu romandan sonra Kafka’nın kahin olduğunu öne sürenler olmuş. Bir arkadaşım da “Şato’yu okumadıysan şanslısın” demişti. “Hiç okumayacaksan da çok şanssız!”

KIŞ MASALI – SHAKESPEARE: Yine okumadığım ama kış için seçtiklerimden. Daha çok trajedi, komedi ve tarihsel oyunlarıyla tanınan Shakespeare, yaşamının sonlarına doğru trajedi sayılmayan bir kaç oyun yazar. Bu da onlardan biri. Benim de listemde.

KIŞ MASALI - SHAKESPEARE: ile ilgili görsel sonucuKitap okumanın mevsimi yoktur elbette ama bu kitaplar soğuk havaların ruh hali ile daha iyi gidecektir diye düşünüyorum. Hepimize keyifli okumalar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here