İTÜ Maçka Kampüsü’nde okudum ben. Ondan mıdır bilmem, Nişantaşı’nın özel bir yeri vardır benim için. Misal sinemaya Nişantaşı’na giderim. Her özel kutlamayı orada yaparım. Arkadaşlarıma orada randevu veririm, vs, vs… Geçen Pazar günü de Zeynep’imin doğum günü kutlamalarını Nişantaşı’nda bir yemekle noktalandıralım dedik ve City’s Big Chefs’de canım yeğenim Aryam ve ebeveynleri ile buluştuk.

Canlarımla yemek yemenin keyfinin yanında, yediğim her şeyden de inanılmaz keyif aldım. Önce içimi ısıtmak istedim. Pazılı mercimek çorbası, üstüne de süzme yoğurt. Denemesi bedava değil, yine de denediğinize pişman olmayacağınız mükemmel bir lezzet.

1896809_729337373767720_697266493_n

Sonra canım yaramazlık yapmak istedi. Yeter artık ızgara, salata dedim ve karışık atıştırmalık tabağını yükses sesle sipariş ettim. Bol baharatlı kızarmış patatesler, mini içli köfteler, harika dip soslar, çöp şişler… Sefam olsun. Hakan maş fasülyeli salatasını yerken ona acıyarak baktım.

Bilen bilir ben pek tatlı sevmem. Bununla beraber kabaklı cheesecake in görüntüsüne dayanamadım ve kendi kalori rekorumu egale ettim. Kabul ediyorum önce kısa süreli bir suçluluk hissettim, sonrasında ise acayip coşkulu ve çocuklar gibi şendim.

Adsız2

Coşkumun bir sebebi canımın her istediğinden tadabilmemdi, bir diğer sebebi de etrafımı meleklerin çevirmiş olmasıydı. O gün Nişantaşı’nda bebekler günüydü galiba. Big Chefs’de toplam 12 bebek vardı. Bizim Arya’da gelince sayı 13 oldu. Normalin 13 katı coşku demek bu. Büyük şeflerin sloganı da bu zaten;

“..hayatı coşkuyla karıştırmak lazım bazen, biraz şeker, biraz un, bir tutam zencefil ve aşk katmalı bolca…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here