Tom Hanks’i çok da sevmem fakat yönetmen Spielberg olunca ve hikaye de gerçek olunca mutlaka gidilecekler listesine aldığım bir filmdi, Casuslar Köprüsü.

Daha konuya girmeden söyleyeceğim ilk şey “Bu filme mutlaka gidin!” Böyle ağır bir konuyu ancak Spielberg bu kadar sürükleyici yapabilirdi. Avukat Donovan’ı ve Casus Abel’i seyrederken idealistlik, dürüstlük, dik duruş, hümanizm, vatanseverlik, hakkaniyet duygularını dibine kadar hissedeceksiniz. Tom Hanks yaşına rağmen üst düzey performans çıkarmış, şapka çıkarmak gerek. Hanks ve Rylance’ın kimyaları tutmuş. Dönem atmosferi çok güzel işlenmiş.  Gizem, dram, heyecan, merak iç içe… Özetle film harika.

Sigorta avukatlığı yapan Brooklynli James Donovan, Sovyet casus Rudolph Abel’i savunma görevine getiriliyor. Ondan beklenen; Amerika’da casusların bile adil bir şekilde yargılandığını tüm dünyaya göstermek. Aslında Sovyet casusun suçlu bulunacağı yargıç tarafından baştan belirlenmiş. Buna rağmen Donovan mesleğinin kurallarına tamamen uyarak işini çok ciddiye alıyor ve Abel’in idam kararını ortadan kaldırmak için savaşıyor. Bu arada da toplumun nefretini kazanıyor. Buna paralel olarak Amerikalı bir askeri casusun uçağı SSCB sınırları içine düşüyor ve Amerikalı pilot esir alınıyor. Yine paralel olarak Berlin Duvarının inşa edildiği sırada bir Amerikalı öğrenci de Doğu Almanya tarafından esir alınıyor. Ve artık Donovan’ın yeni bir görevi daha oluyor; Sovyet casus Abel’i 2 Amerikalı esir ile takas etmek.

Filmin adı “Dik Duran Adam” da olabilirdi ve bence filme daha çok uyardı. Filmde Donovan’ın idelallerine bağlılığı sürekli vurgulanıyor ve yüceltiliyor. Donovan kadar olmasa da Sovyet casus Abel’e de kendi vatanının kahramanı rolü yükleniyor. Film bir yandan hümanizm ve etik dersi veriyor, bir yandan da iki ülkenin de birbirinden farkı olmadığını vurguluyor. Yani bize “casus da olsan önce adam ol” diyor. Bu işleniş de izleyiciyi filme daha fazla yaklaştırıyor.

Çok güzel bir Soğuk Savaş – Yakın Tarih – Casusluk filmi. İyi senaryo, iyi kurgu ve iyi oyunculuk seyretmek istiyorsanız doğru tercih olacak. İyi Seyirler!

“Uçurumun kenarında bir dünyada savaş ve barış arasındaki fark dürüst bir adamdı.”

 

Tüm Misafirlerime Kocaman bir Merhaba!, Kim ki bu İremce derseniz, öğrenmeyi, okumayı, gezmeyi, üretmeyi ve şehir hayatını yaşamayı seven bir anneyim. İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. 18 sene kurumsal hayatta yöneticilikten sonra İnovatif Danışmanlık ve Eğitimler üzerine kurduğum şirketimin yöneticiliğini yapıyorum. Ve de yazıyorum... Okudukça, gezdikçe, öğrendikçe ve hissettikçe yazmaya devam edeceğim. Takipte kalın..! İremce'nin müdavimi olacaksınız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here