Çarşamba, Haziran 19, 2019
Okuduğum hikayeyi sevebilmem için beni sarsması gerekiyor. Öyle bir sarsması gerekiyor ki nerede olduğumu unutayım, tamamen içine dalayım. Dorian Gray'in Portresi tam da böyle bir hikaye. O kadar çok satırın altını çizdim ki, yapraklar yıprandı. Aforizmalar beni uçurumun kıyılarında...
21 Mart yani Ekinokstan beri artık geceler kısalmaya, gündüzler uzamaya ve havalar da ısınmaya başladı. Aslında bu dönemde içimizdeki yaşam enerjisinin artması gerekir ama genellikle herkesi bir bahar rehaveti sarar. Ben de hem bahar rehavetinden kurtulmak hem de yeni...
Benim Amin Maalouf serüvenim 'Doğu'nun Limanları' ile başladı. Çok güzel topraklarda çok güzel bir aşk ve isyan hikayesi yaşadım onunla. Arkasından okuduğum 'Semerkant' benim araştırmacı tarafımı ortaya çıkardı. Aylarca Ömer Hayyam'ı, Hasan Sabbah'ı ve Nizamülmülk'ü araştırdım. Farklı zamanlarda yaşamış üç...

Küçük Prens

Ortaokuldayken de okumuştum "Küçük Prens"i. Zira kafamda çok yer etmemiş. Geçen ay Zeynep'in aldığı kitaplar içinde görünce yine elime aldım ve o akşam da bitirdim. Artık yaşımı başımı almış olmamdan mı bilmem, bu sefer farklı etkiledi beni... Büyükler görmeyi ve...
Cengiz Aytmatov'u "Kırmızı Eşarp" yani "Selvi Boylum Al Yazmalım" ile tanıdım. Kitap bitince, daha önce filmini seyrettiğimden herhalde çok da etkilenmedim sandım ama günlerce "Boyun posun devrilsin İlyas!" diye dolaştım. Sonrasında hediye olarak gelen "Gün Olur Asra Bedel" ile...
Son zamanlarda Zeynep'in kitaplarını okumayı iş edindim. Kütüphanesini karıştırıp kitaplarını bazen ondan önce, bazen de ondan sonra okuyorum. Genelde de çok iyi davranır kitaplarına, okunmuş olsa da kitapevinden yeni alınmış gibidir. Fakat Doğunun Limanları'nı masasının üstünde gördüğümde, kitap bayağı...
Eskiden soğuk ve uzun kış gecelerinde nineler, dedeler torunlarına masal anlatırlardı. Sobanın başına oturulur ya da battaniye altına girilir, hatta masaldaki canavardan korkunca o battaniyenin altına saklanılırdı. Benim masal anlatılacak çocukluk günlerimi geçeli çok oldu. O yüzden uzun süredir...

Hacı Murat

Hacı Murat'ı ilk okuduğumda 15 yaşlarındaydım. Beni çok etkilediğini hatırlıyorum ama aslında romanı çok da anlayamadığımı ve yorumlayamadığımı şimdi farkediyorum. Belki de o zamanlar birey, kişilik, ahlak, duruş denen kavramları anlamak için çok gençmişim ve de herkesi kişilikli, dik...
Bumerang - Yazarkafe

Sosyal Medyada

1,002BeğenenlerBeğen
54TakipçilerTakip Et
1,185TakipçilerTakip Et

Popüler Yazılar