Bir kayak merkezinde ya da romantik bir otelde yer ayırtmadıysanız siz de bizim gibi Sevgililer Gününü evde geçireceksiniz demektir. Güzel bir sofra ve iyi bir film güzel bir gün geçirmek için ideal. Bu sebeple ben de en sevdiğim romantik filmleri yazmak istedim. Buyurun İremce aşk filmleri:

CASABLANCA -1942

Casablanca, aslında bir savaş ve casusluk filmi ama bence gelmiş geçmiş en iyi aşk filmidir.  Sonunun mutlu mu, mutsuz mu bittiğine karar veremediğim çok buruk bir hikayedir. Ilsa ve Rick de tanıdığım en hüzünlü aşıklar. Sinemaya “aşktan da üstün” temasını ilk sokan filmdir. Sevgi? Emek? Erdem?

Bu zamana kadar seyretmediyseniz çok şey kaçırmışsınız. Işıkları kapatıp, içeceğinizi alın efendim.   http://www.irem.kafemiz.biz/casablanca/

BREATHLESS (SERSERİ AŞIKLAR) – 1960

Bu film için sinemada çığır açtı dersek abartmış olmayız. Michel ve Patricia adlı iki sevgilinin sıra dışı kaçış hikayesinin anlatıldığı filmin başrollerinde Jean-Paul Belmando ve Jean Seberg var. Gözüpek ve isyankar çiftin alışılmadık macerası, Sevgililer Günü’nde klasiklerden şaşmam diyenler için ideal seçim.

LOVE STORY (AŞK HİKAYESİ) – 1970

Sevgililer Gününde bu filmi anmadan geçemezdik. Çocukluğumda romantizm denince ilk akla gelen film olan “Love Story”; New England kökenli burjuva ailenin oğluyla orta halli ailenin özgür ruhlu kızı arasındaki ilişkiyi inandırıcı ve gerçekçi bir tarzda anlatıyor. Seyirci iki karakteri de çok seviyor ve canı gönülden birlikte olmalarını istiyor… İşte bu nedenle, filmin son bölümü gerçekten dokunaklı ve göz yaşartıcı… Son olarak, Francis Lai’nin müziğini de unutmayalım ve mırıldanalım: “Where do I begin?…”

THE WAY WE WERE (BULUNDUĞUMUZ YOL) – 1973

Unutulmaz replikleri ve zıt kutupların birbirini çektiği aşk hikayesiyle hafızalara yer etmiş bir film, başrollerde Barbara Streisand ve Robert Redford’u buluşturmuş bir Sydney Pollack klasiği. Müzikleriyle heykelciği kazanmayı başarmıştı.

HAYALET (GHOST) – 1990

Birbirlerine delice aşık olan Sam ve Molly bir gün New York’ta serserilerin saldırısına uğrarlar ve Sam kavga sırasında ölür. Ancak diğer tarafa gidemez ve bir hayalet olarak yaşamaya devam eder. Bu arada Molly’i tehlikelerden uzak tutmaya ve kendi ölümünün arkasındaki gerçekleri bulmaya çalışır. Sevginin zaman, boyut tanımadığını çok güzel anlatır.

SWEET NOVEMBER (KASIMDA AŞK BAŞKADIR) – 2001

Sevgililer günü bu filmi izlemeden geçmez. Sonbahar Kasımında sararan yaprakların esintisiyle romantik bir havaya bürünen, Şubat ayının 14. gününde doruğa ulaşan bu atmosferi elbette “Sweet November” klasiği taçlandırır! Hayatında ilk kez aşık olan işkolik Nelson ve deli dolu Sara’nın aşkına kendinizi kaptıracaksınız… 

NOT DEFTERİ (THE NOTEBOOK) – 2004

Yaşlı bir adamın not defterinden anlatılan bir aşk filmi. Ailesi ile tatile giden Allie ve orada yaşayan Noah’ın hikayesi. Sınıfsal farklılığa rağmen birlikte olan ve aşklarını yaşayan çift 2. Dünya Savaşı’nın başlaması ile ayrılmak zorunda kalır ve hikayenin can alıcı kısmı bence ondan sonra başlar. Kesinlikle müthiş bir film, hem aşk, hem tarih kokuyor.

THE HOLIDAY (TATİL) – 2006

Cameron Diaz, Jude Law, Kate Winslet ve Jack Black’in başrolleri paylaştığı The Holiday, başarısız aşk hayatları yüzünden neredeyse sefil durumda olan iki kadının Noel tatili için evlerini değiş tokuş ederek kafalarını dinleyip biraz olsun huzur bulma çabalarını merkeze alıyor.

NOT: SENİ SEVİYORUM (PS: I lOVE YOU) – 2007

En duygusal filmler arasında benim için özel bir yeri olan “Not: Seni Seviyorum” hem oyunculukları hem de konusu ile hayranlık uyandırıyor. Holly ve Gary, Gary’nin ölümüyle ayrılıyor fakat Gary geçmişten gönderdiği mektuplarla eşinin yanına olmaya devam ediyor. 1 paket mendil eşliğinde izlemenizi tavsiye ediyorum.

UMUT IŞIĞIM (SILVER LININGS PLAYBOOK) – 2012

Son zamanların en iyi aşk filmlerinden biri. Bunu kazandığı hem Oscar hem de bir çok sinema ödülü ile kanıtlıyor zaten. Matthew Quick’in kitabından sinemaya uyarlanan film, hayatta her şeylerini hatta bir birlerini kaybeden bir çiftin aşklarını ve arkadaşlıklarını konu alıyor. Konu sıradan görünmekle birlikte senaryo sıradan değil. Hem eğlenceli hem de kadrosu sağlam olan bir film. Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence arasındaki kimya ise bambaşka.

LOVE, ROSIE – 2012

Rosie ve Alex çocukluk arkadaşlarıdır. Birlikte büyürler; ilkokul, ortaokula ve liseye birlikte giderler. Çok yakın arkadaş oldukları için senelerce aşklarını birbirine itiraf edemezler. Yıllar boyu Alex rüya gibi bir hayat sürerken, Rosie dibe batar. Nihayetinde kader çanlarını çalacak ve su yolunu bulacaktır. Çok sıcak, samimi, unutulmayacak sevgi filmlerinden, hala seyretmediyseniz tam zamanı.

ÖLÜMSÜZ AŞK (AGE OF ADELINE) – 2015

8 nesildir 28 yaşında olan Adaline, bütün bu zaman boyunca sessiz bir yaşam sürüyor ve kimseyle bağ kurmuyor. Ancak günün birinde tanıştığı genç ve karizmatik Ellis Jones tüm mantığını ve yalnızlığını terk etmesine sebep oluyor. Özünde hikaye, yaşlanma olgusunu ortadan kaldırarak zaman ve aşk kavramlarının birbirinde oluşturduğu bütünlüğü sorguluyor. Kostümler çok hoş. Kafa yormadan seyredilecek bir aşk filmi olarak tavsiyedir.

ISSIZ ADAM – 2008

Listeyi bir Türk Filmi ile bitireyim istedim. Herkes defalarca seyretmiştir ama bu özel günde yine yeniden açıp seyredilebilir. Özellikle müzikleri çok iyi gelecek. Bize bu kalabalıkların içinde ne kadar yalnız olduğumuzu tekrar hatırlatacak olması da cabası.

Yazdığım filmlerin bir çoğunu seyretmişsinizdir ama hatırlamak iyi gelecektir. Umarım listeyi sever ve en sevdiğiniz içeceğiniz yanında birini açarsınız. Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun ve İyi Seyirler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here