hipnotik

Sultan Mahmud, yolda gördüğü küçük bir çocuğa bir altın verir fakat çocuk kabul etmez. Sultan çok şaşırır ve büyük bir merakla sebebini sorar.

Çocuk: “Sultanım alamam. Annem ve babam bu altını gördüklerinde, onu çaldın diye bana kızarlar.” der.

Bunun üzerine Sultan: “Kolayı var, padişah verdi, dersin” dediğinde ise;

“O zaman hiç inanmazlar. Padişah verse bu kadar az vermezdi derler”, der.

Ve zekasının karşılığında bir kese altını kapar.

Çok klişedir, bununla beraber doğrudur. Ne konuştuğun değil, nasıl konuştuğundur önemli olan.

    “Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır”

    “Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez”

    “Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim”

    “Bülbülün çektiği dili belasıdır”

Diye çoğaltabileceğimiz onlarca söz aynı şeye işaret eder: Konuşabildiğin kadarsın!!!

Dünyanın en bilgili öğretmeni, en güvenilir iş adamı ya da en fedakar annesi olabilirsiniz. En kaliteli ve en uygun ürününü satıyor olabilirsiniz. Bununla beraber dili doğru kullanamazsanız, karşıda beklediğiniz algıyı oluşturamazsınız ve amaçladığınız başarıya ulaşamaz ya da ulaştıramasınız. Hatta… Doğru ve faydalı şeyler anlatmaya çalışırken dili eksik veya yanlış kullanmaktan çocuklarınızın geleceğini gölgeleyebilir ya da ekibinizdeki çalışma azmini, ekip ruhunu köreltebilirsiniz.

Dili doğru kullandığınızda ise algıyı, algı değişince duyguyu, duygu değişince de dünyayı değiştirebilirsiniz. Ortamda algıyı ve ruh halini değiştirmenin, zihni bir amaca yönlendirmenin yolu ise hipnotik iletişimden geçiyor. Misal, Agatha Christie hikayelerini hipnotik dil kalıpları kullanarak yazmış. Bu sebeple romanı elimize aldığımızda bir çırpıda okuyup bitiriyoruz ve romanları 100 milyondan fazla satıyor.

Christie gibi hipnotik yazmak ya da bir politikacı gibi hipnotik konuşmak ise eğitim, zaman ve emek istiyor. Bununla beraber basit bir kaç detaya dikkat ederek iyi konuşmacılar olabilir, karşınızdakileri etkileyebilirsiniz. Öncelikle iyi bir dinleyici ve gözlemci olmak gerekiyor. Cevap vermek için değil de, ihtiyacı anlamak için dinlemek kritik nokta. Çünkü ancak karşıdaki kişi ya da kitlenin ihtiyacını anlayarak onların algısını yönetebilirsiniz. Bunun arkasından ise yapılması gereken hipnotik kelime kalıpları ile konuşmak.

Misal;

Vermek istediğiniz mesajı seçenek sunarak verin ve mesajı tekrar edin, tekrar hipnotiktir. Konuşmanın ortasında açılış kelimeleri kullanın, algıyı tazeleyin ve sık sık benzetmeler yapın. Olumsuz ekler beyine gitmiyor. Konuşmayı olumlu cümlelerle yapın ya da olumsuz cümleyi olumlu ile tamamlayın.

Zor sorular hipnotiktir. Olumlu duygular uyandıracak zor ve güçlü sorular sorun. Sayılar hipnotikdir. Sayıları yuvarlamayın, net kullanın.

Konuşurken 5 duyuya hitap etmek önemli. Yani; yemeği değil kokusunu satın.

Konuştuğunuz sözcüklere insanlar kulaklarını diksin, kelimeler bir yerlere götürsün onları. “En son ne zaman harika hissetmiştin?” gibi sorular sorun mesela.

İddialı olun, özünüze güvenin. Bununla beraber, bulunduğunuz ortama uyumlu olun, yani aslında HİÇ olun. Bu şekilde güven yaratırsınız, söyledikleriniz inandırıcı bulunur ve ortamdaki ruh halini değiştirebilirsiniz.

En önemlisi ise sevgi dolu olun ve sevgiyle kalın…

Tüm Misafirlerime Kocaman bir Merhaba!, Kim ki bu İremce derseniz, öğrenmeyi, okumayı, gezmeyi, üretmeyi ve şehir hayatını yaşamayı seven bir anneyim. İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. 18 sene kurumsal hayatta yöneticilikten sonra İnovatif Danışmanlık ve Eğitimler üzerine kurduğum şirketimin yöneticiliğini yapıyorum. Ve de yazıyorum... Okudukça, gezdikçe, öğrendikçe ve hissettikçe yazmaya devam edeceğim. Takipte kalın..! İremce'nin müdavimi olacaksınız.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here