Sinemanın (D)Evrimi: Yurttaş Kane

Orson Welles, daha 25 yaşındayken ilk uzun metrajlı filmi “Yurttaş Kane” ile sinema tarihinin en derinlikli ve bütünlüklü filmlerinden birini çekmiştir. Bazin, “Yurttaş Kane, ekran dili için bir evrim niteliği taşımaktadır” der. Filmin sinematografisi, sesi, ışığı, senaryosu – filmi oluşturan her elementi – makalelere, kitaplara araştırma konusu olmuştur. Welles; “Yurttaş Kane” filmiyle modern kültürde merkezi bir konuma sahip olan medyayı ve Amerikan popüler kültürünü irdeler. Zamanın ötesinde, kendi dilini yaratmış, tüm zamanların en önemli filmlerindendir.

Dahi görünen Orson Welles bir daha bu kadar başarılı bir iş gerçekleştiremez. Sinema tarihinin unutulmaz filmi, yönetmeninin büyük bir mutsuzluk kaynağı haline gelmiştir. Fischerların 2020 yapımı filmi “Mank” de efsane “Yurttaş Kane” filminin yazım öyküsünü bize aktarıyor.

Mank; Herman Mankiewicz Kimdir?

Mank için sadece senaryo yazarı demek yetersiz olur. Aynı zamanda ‘The New Yorker’ dergisinde yazardır ve medyayı çoğu yazardan iyi tanır. Kısa sürede sektörün en çok kazananlarından olur. Çok dürüst fakat sürekli sektörün önde gelenleri ile kavga halinde, alkolik, küfürbaz ve kumar bağımlısı bir senaristtir. Böyle olunca da zamanla yeni iş alamaz ve maddi, manevi güç kaybeder.

‘Yurttaş Kane’’in senaryosunu yazarken de medya patronu William Randolph Hearst’ten esinlenir. Hearst de enteresan bir kişilik. Geleneksel medya patronu özellikleri sergilemesine rağmen sürekli savaş çığırtkanlığı yaparak siyasette kendine yer edinmeye çalışır. Girdiği tüm seçimleri kaybeder ve Büyük Buhran’ın etkilerinden kurtulamayarak gücünü de kaybeder.

Mank’a Saygı Duruşu

Kısaltılmış adıyla Mank’ın gözünden anlatılan filmimiz ise Orson Welles’e çok az yer veriyor. Film bizleri Büyük Buhran sonrası Hollywood film endüstrisinin mutfağına götürüyor. Bu arada Hollywood Altın Döneminin arka planını, stüdyo patronlarının kirli çamaşırlarını çarpıcı tespitler eşliğinde sunuyor. Farklı bir dönemi aydınlatan bu film; zeki, güçlü, varlıklı basın imparatoru William Randolph Hearst üzerinden, sinema dünyasının iktidarla ilişkileri, sermaye ve medya hakkında ilginç şeyler söylüyor.

Filmimiz ‘Mank’; yaratılışını anlattığı ‘Yurttaş Kane’ kadar olmasa da oldukça çarpıcı. Çarpıcı olduğu kadar da yoğun ve takip edilmesi kolay olmayan bir yapım… İki dönem arasındaki gel-git’leri ve kronolojiyi, olayları ve sonuçlarını kavrayabilmek için seyirciden üst düzey bir dikkat istiyor.

Oyunculuklara gelirsek; Gary Oldman her zamanki gibi harika. Mank’ın aykırı kişiliğini ustalıkla taşıyor. Amanda Seyfried, bence kariyerinin en başarılı performansını çiziyor. Aslında tüm oyucular rollerinin hakkını veriyorlar. Film, gerek görüntü yönetimi, gerek ses ve müziklerle dönemin ruhunu bize çok iyi geçiriyor.

Netflix’te izlenebilecek bu filmin çok sayıda Oscar alması kesin gibi. 1930-1940 yılları Amerikan sinema endüstrisi ip uçlarına ulaşmak ve “Yurttaş Kane” filminin yazım öyküsünü seyretmek isterseniz, bu filmi mutlaka izlemelisiniz diyorum. Süresi çok dozunda. Keyifli Seyirler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here