Evde Sinema

Hemen her hafta sinemaya giden biz, uzun süredir Korona sebebi ile gidemiyoruz. Ben de evde daha önce seyretmeye fırsat bulamadıklarımı seyretmeye çalışıyorum ya da çok sevdiklerimi tekrar seyrediyorum. Sizler için de en sevdiklerim hakkında kısa kısa yazmak istedim. Buyurun İrem’in en sevdiği 10 film:

SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM – 1977

“Selvi Boylum Al Yazmalım”; Cengiz Aytmatov’un romanından senaryolaşmış, bir Atıf Yılmaz filmi. Aytmatov gazetecilik yaptığı yıllarda kahramanlardan ayrı ayrı dinleyerek, Asya ve İlyas’ın ölümsüz aşkını Kırgız halkının toplumsal ve siyasal geçiş sürecindeki sancıları ile birleştirerek yazar. Bir de Cemşit var. Asya ve oğlu Samet’e kol kanat olan, fazlasıyla idealize edilmiş bir kahraman.

Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin’in muhteşem oyunculuklarıyla, müziği ve kült olmuş replikleriyle böylesi bir daha zor yapılır dediğim müthiş bir Türk Filmidir “Selvi Boylum Al Yazmalım”. Sonu mutlu mu mutsuz mu olduğuna karar veremediğim çok buruk bir aşk hikayesidir. AŞK, SEVGİ, EMEK kavramlarını sorgulatan, her bittiğinde beni zırıl ağlatan bir başyapıttır. Hazır evdeyken açın açın seyredin.

ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ (DEAD POETS SOCIETY) – 1989

“Ölü Ozanlar Derneği”ni çok genç yaşlarımda sinemada seyrettim. Filmin, gençlik idealizmini ve romantizmini kucaklaması bir ergen olarak beni büyülemişti. Bence her öğretmenin seyretmesi gereken bir film. Çünkü kaliteli öğrenmenin manevi değerlerde yattığını çok güzel anlatıyor. Film disiplinli eğitim sistemine hoşça kal diyerek, limitleri kaldırmamız gerektiğini ortaya koyuyor.

Robin Williams harika oyunculuk çıkarmış. Mutlaka seyredilmesi gerekenlerden.

ölü ozanlar derneği izle türkçe dublaj ile ilgili görsel sonucu

UCUZ ROMAN (PULP FICTION) – 1994

Tarantino her ne kadar bütün övgüyü bir önceki filmi “Rezervuar Köpekleri” ile toplamış olsa da yönetmeni kitlelere tanıtan asıl filmi “Ucuz Roman”dır.

Gangsterler camiasına içeriden unutulmaz bir bakıştır “Ucuz Roman”. Filmdeki bütün karakterleri farklı mekanlarda ve farklı zamanlarda muhteşem bir kurgu ile bir araya getiren Tarantino, seyirciyi daha da karmaşık olaylara sürükler. Los Angeles sokaklarındaki küçük bir mafya yaşamından kesitler gösteren film, aksiyon sahnelerinin yanı sıra yoğun diyaloglara da sahiptir.

Müzikler efsane. Kadroyu yazmayayım, aşağıdaki fotoğrafı ekledim. Ben 12 kere falan izledim. Size de en az iki kere izlemenizi tavsiye ederim.

EŞKİYA – 1996

Keje… Ah Keje… 35 yıl hiç konuşmamış. Ama Eşkıya geldi buldu ya Keje’yi. Konuştular ya… Bunun için yaşamış Eşkiya, sonrasında da çok yaşamadı zaten.

İnsanı inanılmaz sarsan bir filmdir “Eşkıya”. Her seyrettiğimde yine yeniden sarsar. Çok mert adamların, çok saf sevgilerin diyarını anlatır. Nezdimde duyguları bu kadar iyi geçiren başka bir Türk Filmi yoktur. Şener Şen ve Uğur Yücel’in müthiş oyunculuklarıyla, Erkan Oğur’un kulağımdan gitmeyen müzikleriyle ve Yavuz Turgul’un yönetimiyle gerçek bir efsanedir ve o dönemde bitti denilen Türk Sineması’nı ayağa kaldırmıştır.

Yeniden seyretme zamanım gelmiş benim de… Özlemişim…

eşkiya şener şen görsel ile ilgili görsel sonucu

HAYAT GÜZELDİR (LIFE IS BEAUTIFUL) – 1997

İlk yarısı komedi, ikinci yarısı aşırı duygusal, savaşla fazlasıyla haşır neşir olduğu halde şiddet dozunu minimumda tutmayı başarabilmiş bir film. Zeki, esprili, hayal gücü zengin bir Musevi olan Guido ve ailesinin hüzünlü yaşam hikayesi.

Bu filmi bir kere izledikten sonra arada bir canınızın çekmesi ve periyodik aralıklarla izlemeniz olasıdır.

life is beautiful ile ilgili görsel sonucu

BÜYÜLÜ ÇİFT (KATE & LEOPOLD) – 2002

Kate yolda 19. yüzyıldan fırlamışa benzeyen kıyafetler giymiş Leopold adında bir adamla tanışır ve aralarında enteresan bir yakınlaşma başlar. Gerçek aşkın unutulmuş olduğu günümüz dünyasında aşkın halen var olduğu bir dönemden sevgili bulmanız gerektiğini gösteren müthiş romantik ve eğlenceli bir filmdir “Büyülü Çift”. Leopold ise erkek arkadaşlar için doğru reçetedir.  Sting de müzikleri ile ayrıca keyif katıyor. Romantik komedi sevenler için en uygun seçim.

kate & leopold ile ilgili görsel sonucu

BAŞLANGIÇ (INCEPTION) – 2010

Christopher Nolan’ın yine mükemmel bir mühendislik sergilediği mükemmel bir film. Katman katman bir trajedi ve soygun öyküsü seyrediyorsunuz. Başlangıç’ın ilk katmanında bir soygun öyküsü, ikinci katmanında bir psikolojik dram, üçüncü katmanında ise rüyalar… rüyalar… Film, bazı sahneleri itibari ile sinema, mimari ve resim sanatı arasındaki akrabalığı işleyen bir çağdaş sanat gösterisi gibi.

Ayrıca kareli kâğıda çizilen ve boş kâğıda çizilen labirent ayrıntısıyla çocukların hayal güçlerinin neden daha kuvvetli olduğunu anlamamı sağlamıştır. Mutlaka birkaç kere seyredilmesi gerekenlerden. İkinci seyredişte daha iyi kavranıyor.

inception ile ilgili görsel sonucu

AŞIKLAR ŞEHRİ (LA LA LAND) – 2016

“La La Land – Aşıklar Şehri” son yılların en eğlenceli, bir o kadar da duygusal ve masalsı filmi. Bana biraz Batı Yakasının Hikayesi’ni, biraz Singing in the Rain’i, biraz da Grease’yi hatırlattı. Hatta, filmin sonundaki bakış Casablanca’nın “Paris Hep Bizim Olacak” sahnesine gönderme yapar nitelikte.

Film bize bir şekilde yolları kesişen iki tutkulu insanın hikayesini cazın felsefesi üzerinden veriyor. Aslında bir müzikal ama bu masala sadece müzikal demek de büyük haksızlık olur. Müzikleri, dansları, renkli neon ışıkları bir yana; kalbinde bir yerlerde bir şeyler için tutku duymuş herkesin içini titretecek, sanatın birçok dalını içinde barındıran bir hikâye bu. Filmi seyrederken kâh çok sevdiğiniz bir şarkıyı, kâh eski güzel günlerinizi hatırlıyorsunuz. Güzel olan her şeyi bavulunuza alıp, romantizmin zirvesine doğru bir seyahate çıkıyorsunuz.

Müzikler muhteşem. Birbirinden güzel Los Angeles sahneleri ile çekimler harika. Ve Chazelle son zamanların en tutkulu yönetmeni… Filmde sanatsal yaratıcılığın kaynağı olarak sevgiyi işaret ederken, gençlik hayallerini hayatı aydınlatan bir ışık gibi görüyor. Filmin kazandığı altı Oscar’dan da bahsetmeden geçmeyelim. Hadi tekrar açıp seyredin.

aşıklar şehri görsel ile ilgili görsel sonucu

BOHEMIAN RHAPSODY – 2018

Queen grubunun kuruluşunu, ilk konserlerini, albümlerini Freddie Mercury’nin gözünden anlatan müzikal bir biyografi. Tanzanya’dan İngiltere’ye göç etmiş Faruk’un bir stara evirildiği gerçek hayat hikayesinin yanında, harika müzikler dinliyoruz. Her şey var bu filmde; müzik, gerçeklik, felsefe, komedi, dram ve de aşırıya kaçılmadan son derece yalın bir şekilde. Ayrıca sıra dışı bir sanatçının kalabalıklar içindeki yalnızlığı ve yaratıcılığın bir sanatçı için nasıl taşınamaz bir yük haline gelişini de izliyoruz.

Bir de eski bir dostla sohbet eder gibi 80‘li yılların nostaljisini de çok güzel hissettiriyor. Sözün özü defalarca seyredilebilecek 10 numara film.

bohemian rhapsody ile ilgili görsel sonucu

PARAZİT (PARASITE) – 2019

4 Oscarlı bir Güney Kore filmi ve bence son 10 senenin en iyi filmi. Bir sınıfsal çatışma gerilimi.

Ülkesi Güney Kore gerçeğini ince bir mizah duygusu eşliğinde çok güzel anlatıyor yönetmen- senarist. Üstelik bunu sadece yoksullar üzerinden yapmıyor. Kore üst sınıfının içi boş kibirleri, yabancı dile, sanata karşı özenti ilgileri çok güzel anlatılmış. Film izleyiciyi alt sınıfın tarafında saf tutmaya yönlendirse de bu filmde kötü karakter yok. Sınıf anlatısının ustaca yedirildiği ve seyirciyi hipnotize edecek kadar sürükleyici, müthiş bir seyirlik var.

parasite görsel ile ilgili görsel sonucu

Ben evde oturmayı, kendimle zaman geçirmeyi sevenlerdenim. Bu dönemde en iyi yapılacak şey film seyretmek, kitap okumak ve aileyle vakit geçirmek. Umarım İremce’nin listesini sevmişsinizdir. Mısırınızı patlatıp en hoşunuza gideni açmanızı öneririm. Keyifli Seyirler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here