Hollywood’un yakışıklı çocuğu Bradley Cooper’ın, hırslı ve mükemmeliyetçi Şef rolünün hakkını tam anlamıyla verdiği, harika bir film seyrettim dün akşam. Hikaye tanıdık olmakla beraber, işleniş, çekimler ve oyuncuların performansı filmi oldukça çekici hale getirmiş.

Adam Jones (Bradley Cooper), 2 yıldızlı  Michelin bir şef iken, uyuşturucu, alkol ve kadın bağımlılığı yüzünden arkadaşı Tony’nin Paris’teki restoranını ve kendi kariyerini dibe batırır. Akabinde Amerika’ya gider. Uyuşturucuyu, alkolü bırakır ve 1.000.000 midye ayıklayarak kendini cezalandırır. Yaptıklarına karşı bu şekilde kendince bedel öder. Bir milyonuncu midyeyi ayıklamasını takiben Londra’ya gelir, Tony’nin restoranına şef olur, iyi yemek yapan kişileri restoranına toplar ve şefler için Yoda olmak manasına gelen Michelin’den 3. yıldızı almak için kolları sıvar. Diğer bir amacı da, Tony’nin restoranını şehrin en iyi restoranı yapmak.

Filmde, olması gerekenden çok önce başarı, para ve üne sahip olmuş bir adamın nasıl dibe vurduğu, olabilecek tüm pisliklere neden bulaştığı kısa fakat çok güzel vurgulanmış. Sonrasında ise Adam’ın tüm bu bağımlılıklardan kurtulma sürecine detaylı yer verilmiş ve biz bu şekilde Adam Jones’u daha iyi tanımaya başlıyoruz. Filmin en kritik yeri, ekipteki Michel’in Tony ve Adam’dan, aslında sadece Adam’dan aldığı intikam. Bu sarsıntı Adam’ı beklenmedik yerden vuruyor ve ilk uyarı oluyor. Rakibi olan Reece’in “Düşmanın merhameti de cehennem sayılır” cümlesinden sonra Adam hırsını ve mükemmeliyetçiliğini bir kenara bırakıyor ve gerçek bir şef oluyor. Temelde bir adamın egosunu yenmesine dair bir hikaye seyrediyoruz.

Film gerçekten çok hoş. Ne eksiği var ne de fazlası. Çekimler ve sahne tasarımları çok başarılı. Müthiş yemeklerle harika süslenmiş tabaklar, restoran ve mutfak tasarımları, peçete, çatal ve bıçaklar, her şey çok güzel. Sanat ekibi tebriği hak ediyor.

BURNT

Çok fazla spoiler verdiğim için bilerek konuyu karışık anlattım. Mutfağa birazcık dahi ilgi duyuyorsanız kaçırmayın derim. Son tavsiyem de kesinlikle aç gitmeyin, acı çekersiniz. Yemekler o kadar güzel ki, insanın iştahını kabartıyor, sürekli elini uzatıp ucundan tadasın geliyor.

Bence “İyi Pişmiş” senenin şimdilik en iyi filmi, 2 saatinize fazlasıyla değer. İyi Seyirler….

Burnt

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here