Tarih; kadınların kalıpları yıkması, olmak istediği kişi olması ve özgürleşmesi için verdiği mücadelelerle dolu. Hala devam eden bu mücadele motivasyon ve desteğe ihtiyaçları olduğu da su götürmez. Bu nedenle kadınların kendileri için verdikleri mücadeleleri konu alan, ilham verdiğini düşündüğüm filmleri derlemek istedim:

FRIDA, 2002

Sanat dünyasının en özel kişilerinden biri: Frida Kahlo… Kocası Diego Rivera ile oldukça ilginç ve modern bir ilişkisi var. Bunun yanısıra politik ve cinsel özgürlüğün asla kısıtlanamayacak özgürlükler olduğuna inanmakta. Peki Frida, baskıcı dönemin önemli ve tek kadın ressamı olurken neler yaşamış, neler düşünmüş ve neler konuşmuş? “Ben hayatımda üç şeyden vazgeçemem. Birincisi aşkım Diego, ikincisi sanatım, üçüncüsü ise Komünist Parti” diyen Frida, geride 55’i oto porte olmak üzere 143 tablo bırakmış. Filmimiz ise bu sıra dışı hayat hikayesinin hakkını veriyor. Sıra dışı güzelliğiyle ezber bozan Frida’ya can verense Salma Hayek.

KALDIRIM SERÇESİ (LA VIE EN ROSE, 2007)

Ünlü Fransız şarkıcı Edith Piaf’ın hayatını konu alan Kaldırım Serçesi, şarkıcının çocukluğundan ölümüne kadarki başarılarını, özel hayatındaki çöküşleri ve hayal kırıklarını ele alıyor. İnanılmaz şarkıları ve sesiyle sadece Fransa’yı değil dünyayı kendisine hayran bıraktıran ‘Kaldırım Serçesi’’ni Cotillard, hakkını vererek oynamış. 

MOR YILLAR (THE COLOR PURPLE, 1985)

Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmuş çok güçlü bir film. 1900’lerin başında, siyahi bir kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır. Ardından da yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere satılır ve kocasından da sürekli şiddet görür. Tek tesellisi kız kardeşi Nettie’ye yazdığı mektuplardır ama babası cevapların ona ulaşmasına engel olur. Celie sonunda güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışır ve ondan çok şey öğrenir.

MARIE CURIE, 2016

Bilim insanı olan Marie Curie, kocası Pierre ile birlikte 1903 yılında Nobel Fizik Ödülünü alan ilk kadındı. Kısa bir süre sonra eşini kaybeder ve iki çocukla yalnız kalır. Erkeklerin egemen olduğu bir dünyada, kararlı bir şekilde yoluna devam eder, ve Paris’teki Sorbonne’da bir yer alan ilk kadın olur. Biyografi, dram ve romantizm türündeki Marie Curie filminin 3 ödülü bulunmaktadır.

BİR GEYŞANIN ANILARI (MEMOIRS OF A GEISHA, 2005)

İkinci dünya savaşının arifesinde, yoksul bir aileye mensup bir kız çocuğu geyşaların çalıştığı bir evde hizmetçi olarak işe girer. Zaman içerisinde güzelliği ile dikkat çekmeye başlayan kız bir süre sonra dudak büyüleyici bir geyşa olan Sayuri’ye dönüşür. Sayuri ise bir gün gerçekten aşık olacağının hayalini kurarak bu işkenceye direnmeye çabalamaktadır.

ŞEYTAN PRADA GİYER (DEVIL WEARS PRADA, 2006)

New York’ta yaşayan sade ve naif bir genç kız olan gazeteci Andrea Sachs, Runaway Magazin’in acımasız yöneticisi Miranda Priestly’nin ikinci asistanı olarak çalışmaya başlar. Başlangıçta hayali iyi bir gazeteci olmaktır fakat Andy, Miranda’nın o şatafatlı dünyasında bir yer kazanmıştır ve bunun bir bedeli vardır. Artık tüm sevdikleri kendisinden kilometrelerce uzakta kalmış gibidir.

JOY, 2016

Joy; seyrettiğim diğer ‘based on true story’ filmlere göre vasat bulduğum bir yapım olsa da Joy’un hiç pes etmemesi, her düşüşten sonra yeniden ayağa kalkıp toparlanması, kadınlar ve girişimciler için ders ve ilham niteliğinde. Jennifer Lawrance ve Bradley Copper’ın kimyası ise uymuş.

BU NASIL SARIŞIN? (LEGALLY BLONDE, 2001)

Elle Woods güzelliği ve popülerliği ile dillere destandır ve okulun en yakışıklı erkeklerinden biri olan Warner Huthington ile beraberdir. Ancak Warner’ın annesi fazlaca tutucudur. Elle, onların beklentilerine göre ‘fazla sarışın’ olmasından ötürü aile tarafından sevilmez ve Warner tarafından terk edilir. Warner, Harvard Hukuk Fakültesine girince hırslanan Elle de sırf ondan intikam alabilmek adına aynı bölüme girmek için çabalar.

GİZLİ SAYILAR (HIDDEN FIGURES, 2017)

Uzay yarışında matematik dehalarıyla adlarını tarihe yazdıran üç Afro-Amerikalı kadının hikayesi. Muhteşem oyunculukları, sürükleyici senaryosu ve enfes müzikleri ile ağızda tat bırakan bir film. Gerçek hikaye değiştirilmeden uyarlanan senaryosu ile tarihe ışık tutan, izlerken çok mutlu olacağınız, bir çok sebepten dolayı da bir başarı hikayesinin çok ötesinde, ilham verici bir yapım. Filmi mutlaka çocuklarınızla beraber seyredin.

TATLI BELA (ERIN BROCKOVICH, 2000)

Erin Brockovich, güçlü ama hassas bir kadın. Bir dahi değil ama azmi ve duyarlılığı imkânsız olanı başarmasını sağlıyor ve insanları zehirleyen büyük ve güçlü bir firma karşısında bir zafer kazanıyor. Bir şeylerden vazgeçmeye kalktığınız bir dönemdeyseniz eğer, motivasyon için bu filmi izleyin.

MİLYONLUK BEBEK (ONE MILLION DOLLAR BABY, 2004)

Clint Eastwood ‘a hem yönetmen hemde erkek oyuncu dallarında 2 Oscar adaylığı kazandırmış, Hilary Swank’ın her daim takdir ettiğim ama hayran kalamadığım oyunculuğuyla çerçevelenmiş film. Filmi karnınızda ağrılar, göğsünüzde bir yumru, boğazınız düğüm düğüm ve karakterle ödeşleşmiş halde bitiriyorsunuz. Sımsıcak bir hikaye, bugüne kadar seyretmediyseniz hemen açmanızı tavsiye ediyorum.

Umarım ‘İlham veren kadın filmleri’ listemi beğenmişsinizdir ve birini açıp keyifle seyredersiniz.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü aslında bir yas sebebi ve kutlamak istemiyorum. Ama evinde ya da iş yerinde üreten, yazan çizen, koşturan, evladı varsa hep yanında olan, bağımlı kalmamak için çabalayan ve hayata karşı dik duran tüm kadınları kutluyorum. Sevgiyle…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here